En İyi Hayat Dersi Veren Filmler

 

Sanat dalları arasında güzel bir “hayat dersi” vermek konusunda sinema ile yarışabilecek başka bir sanat dalı mevcut değil. Edebiyat ve tiyatronun hakkını yemek istemezdim ama ne yazık ki her ikisinin de gezegenimizde yaşayan 7 milyar insana sinema kadar kolay ulaşma ve bir o kadar kolay tüketilebilme şansları olmadığı için hayat dersi verme yeteneği konusunda ikinci planda kalmak zorundalar.

 

 
Şöyle bir film izleyeyim de bana güzel bir hayat dersi versin istiyorsanız, büyük ustaların içlerinde büyük hayat dersleri olan eserlerinden oluşan aşağıdaki listeye bir bakın isterseniz.
 
1. 12 Nikita Mikalkov’un Samuel Bennet’in 12 Kızgın Adamının modern ve bir o kadar da başarılı yorumu. İstanbul Film Festivali’nde izlediğim günden beri benim kişisel film listeme en tepeden girdi ve o günden beri tahtını çok az film sarsabildi. İnsanları yargılamak üzere yapılmış en iyi eserlerden biri. 

https://youtube.googleapis.com/v/IRGTUPo7PlE&source=uds


Kullanım şekli ve dozajı: Basma kalıp, dar görüşlü insanları bir odaya kapatıp perspektif kazanana kadar orjinal rusça ses seçeneğinde, japonca alt yazıyla izlettirin. Aaa bu 12’nin aynısı zamanında trt 4’de izlemiştim diyenlerde çok fazla ümit yoktur, yeltenmeyin, tik sahibi olursunuz durduk yerde.

 
2. Die Welle Dennis Gansel. Bazı konuları öğrenmek için geniş bir külliyatı okumanız ve edindiğiniz bilgilerden bir senteze ulaşmanız gerekir. Oligarşi ve alt konu olan faşizm de bunlardan biridir. Die Welle ise izleyicisine faşizm altına girmiş toplumların hangi dinamiklerle hareket ettiklerini, etkilendiklerini ve yönetildiklerini bir film süresince bir akademik dönem süresine bedel bilgiyi öğretmeyi ve belletmeyi beceriyor.



Kullanım şekli ve dozajı: Önce Erich Fromm’un Sevginin ve Şiddetin Kaynağı’nı okuyun. Toplumsal narsisizim’in sizi şu ana kadar ne kadar etkilediğiyle ilgili kendi iç hesaplaşmanızı yapın ve kendinizden gereken özrü dilemek konusunda dik başlı davranmayın.  Sonrasında Costa Gavras’ın Amen’ini izlediyseniz de izlemediyseniz de bir kez izleyin. Hemen ardından ana haber bülteninin ilk 5 dakikasını izler izlemez daha önce hazır ettiğiniz DVD’ye televizyon kumandanızın AV tuşuna yeter miktarda basarak anlık geçiş yaparak die Welle’yi izleyin.

 
3. the Social Network  Mark Zuckerberg’in hayatının bizim gibi tek düze hayatlara hayat dersi vermesinden daha doğal ne olabilir.  

Kullanım şekli ve dozajı: 30 yaşına gelmiş ve hala kurumsal dünyada çalışıyorsanız üzerinizde hayıflanma ve hayranlık duygusu uyandırmak dışında hiç bir etkisi olmaz. Ailenizdeki her genç erkeğe ve kıza, 18 yaşına gelip hayata atılmadan önce, kendi hayatınızdan hayallerinizin peşinden koşmadığınız için ve potansiyelinizin farkında olmadığınız için neler kaybettiğinizle ilgili örnekler vererek  en az 5 kez izletilmesinde fayda var.
 
4.  Departures. Hayat dersini en iyi ölüm üzerinden verir. Orijinal ismiyle Okiributo işini kaybetmiş bir çellistin yeni işi olan cenaze yıkayıcılığı üzerinden mükemmel bir yaşam senfonisi izlettiriyor. Film farklı ailelerin yasları üzerinden izleyiciyi ölümle içinde kabullenme, affetme, özlem dolu derin bir yüzleşme seansına çıkartıyor.



Kullanım şekli ve dozajı: Ölümün nasıl zamanı olmazsa, bu filmin de izlenmek için belirgin bir zamanı yok. Kendi iç barışınız olduğunda, ya da hayatla ilgili huzursuz olduğunuz bir dönemde farketmez, açın, izleyin, yüzleşin, rahatlarsınız.

5. Decalogue  Her sinema meraklısının muhakkak bildiği, hatta bu meraka ilk bulaştığı zamanlar seyretmiş olduğu İncil’deki 10 emir’in 1988 Polonya’sında gayet sert mesajlarla yoğrulmuş bir sinema şaheseri.

Kullanım şekli ve dozajı: Önce yine bu listede olan Man from Earth’i izleyin. Sonrasında 10 emirle ilgili ufak bir araştırma yapıp, kendi inanç dünyanızla 10 emiri şöyle güzel bir yoğurun. Sonuç olarak evet tabi ya sonunda bütün dinler bize ahlaklı olmayı öneriyor hissi geldikten sonra kendinizi 10 kısa filmden oluşan hiç de kolay ve kısa olmayan bir film serüvenin içine bırakın.

6. Man on Wire 20. yüzyılın “en artistik kabahatinin” sahibi, fransız Philippe Patit’in hayranlık uyandırıcı hayatından henüz haberiniz yoksa çok ayıp. Bir insanın yeteneği, tutkusu, cesareti ve zekası ile geri kalan 8 milyar insandan nasıl ayrılabileceğini gözler önüne seren müthiş bir belgesel.

Kullanım şekli ve dozajı: Benim gibi agorafobisi olan birkaç arkadaşınızı bulup izleyin ki izlerken verecekleri tepkiler sayesinde ortam neşe dolsun. İleri düzeyde agorafobisi olanlara bez bağlayabilirsiniz.



7. Searching for Sugar Man Ey hayat sen bu kadar mı adaletsizsin, ya da adaletin var da bizler mi bozmaya çalışıyoruz ? Kim anlatırsa anlatsın, hadi canım, şehir efsanesi bu ama kim uydurduysa iyi becermiş diyeceğiniz bir hikayenin gerçek olduğunu Man on Wire’ın  da yönetmeni olan James Marsh’ın kamerasından izleyin. 

Kullanım şekli ve dozajı: Önce lisedeki eski arkadaşlarınızın da olduğu fotoğraf albümlerinizi karıştırın. Mümkünse liselerarası şarkı yarışmasının fotoğraflarına ya da üniversitede bir rock konserinde çekilmiş resimlerinize bakın. Hatta bununla yetinmeyin, gözlerinizi kapatın, kendinizi o uzun zamandır aklınıza bile gelmeyen ortamda hayal edin. Hatta kendinizi veya bir arkadaşınızı o dönemin olması gereken rock star’ı olarak belirleyin ve onun şimdi neler yaptığını bir yere not edin ve verin sugar man’in gözüne play tuşunu.

8. Kader. Zeki Demirkubuz’un baş yapıtı. Türk toplumunun içinde her ailede illa ki yeşeren takıntılı aşkı daha iyi anlatan bir film var mıdır emin değilim. Özellikle son sahnesi sanırım izleyen herkesin damağında ve dimağında unutulmaz bir etki bırakmıştır. Bekir’in tiradı özleyenler için aşağıda,

Kullanım şekli ve dozajı: Sevmemesi gerektiği netken kendini sevmek zorundaymış gibi hisseden ve bu nedenle de hayatını mahvetmek üzere olan bir arkadaşınız eşiniz dostunuz illa ki vardır çevrenizde. Merakının kendi yüce aşkına özel olmadığını ve konunun nerelere varabileceğiyle ilgili inceden bir mesaj verip, bünyesinde yaratacağı reaksiyonları görmek istiyorsanız üzerinde bu filmi üzerinde deneyebilirsiniz. 

9.  Before Sunrise – Before Sunset  Before Midnight İtiraf etmeliyim bu üçlemede beni en çok etkileyen şey, yönetmen Richard Linktaker’ın Ethan Hawke ve Julian Delpy’i tam iki kez 8’er sene arayla birbirinin hikaye ve set olarak tamamen devamı olan bir projede doğal yaşlanmış halleri ile kullanmayı hayal edip, akıl edip cesaret edip sonrasında da başarmış olmasıdır. İkinci en etkilendiğim tarafı ise üçlemenin ikinci filminin son sahnesindeki Julian Delpy’nin Nina Simone eşliğinde dans ettiği meşhur final sahnesidir. Bu arada hemen söyleyeyim, filmdeki anne baba, Delpy’nin gerçek anne babası tarafından çevirilmiştir. Gençlikten yetişkinliğe aşkı ile geçip geçemek üzerine harika bir ders isteyenler için.


Kullanım şekli ve dozajı: Bu filmi 35 yaşınızdan önce izlemenizi tavsiye etmem. Tam tadına varmak için şöyle herşeyi sorguladığınız, herşeyin heyecanın kaçtığı ve hayatınızın her geçen gün önlemez bir şekilde  daha da monotonluğa düştüğünü inandığınız bir ruh halindeyken izleyin de hepten çarpsın. Bu arada filmden gaza gelip eski sevgililerinizi google’da  aramaya, face’ten mesaj atmaya kalkmayın. Kendi iç hesaplaşmanızı kendi içinizde efendi gibi yaşayın, filmi izlemeye nasıl başladıysanız o şekilde kalkın hayatınıza devam edin. Akıllı olun.

10. Diving Bell and Butterfly Esasında öyle çok ahım şahım hayat dersi verdiği iddia edilmez  zira işlediği konunun trajedisi ve insanların başına gelmesinin milyonda bir olma ihtimali değerlendirildiğinde bir çok insan tarafından kısa zamanda yadsınır gider.  Yine de izleyen üzerinde öyle hayatı gereksiz yere çok ciddiye alma; anlamsız konuları kendine tasa etme ya da herşey süper gidiyor koydum geçirdim diye haddini bilememe densizlik durumu varsa ciddi bir terbiye unsuru olduğu söylenebilir. 

Kullanım şekli ve dozajı: Özellikle 35-40 yaş arasında, hayatını, evliliğini, ilişkilerini ve seçimlerini yavaştan sorgulamaya başlayan ve bir o kadar da biti kanlanan kesimin çok dikkatli kullanması gerekir, geriye dönüşü olmayan arızalar bırakabilir.


11. The Man from Earth. Fazla söze ve polemiğe gerek yok. Herkes doğal olarak bu filmi kendi hayat görüşü ve inanç sistemi üzerinden okuyacaktır. Ne olursa olsun ortaya konuluşu, inanç sistemlerini sorgulaması ve performanları ile bu listeye koymasaydım haksızlık etmiş olurdum. 

Kullanım şekli ve dozajı: En iyi etkiyi almak için etrafınızdaki en derin inançlı arkadaşlarınızla en inançsız arkadaşlarınızı bir odaya toplayın, çok güzel bir macera filmi buldum deyip filmi direkt açın. Mümkünse dinler tarihinden iyi anlayan ve herkesin kabul göreceği bir figürün de ortamda hazır bulunmasını sağlayın. İsteğe bağlı olarak Decalogue’dan önce ya da sonra yine de peşi sıra izlenmesi tavsiye olunur.

12. Compliance  Eşşek şakasının, eşşeklerin yönetimi aldığı bir ortamda yapıldığında nasıl kakaya hatta daha beteri trajediye dönüşebileceğini anlatmaya soyunmuş bence yapıldığı toplumu eleştri düzeyi de ele alındığında oldukça cesur bir eser. Henüz vizyona bile girdiğini zannetmiyorum. Sadece bir kaç festivalde gösterildi. 

Kullanım şekli ve dozajı: İş hayatını emir komuta zinciri zanneden, muhtemeldir ki otorite altında ezilmiş ya da yeri geldiğinde otoriteyi sorgulamanın kendisine zarar vereceğinden ölesiye korkan hımbıl yöneticiler üzerinde deneyin diyeceğim ama işe yarar mı emin değilim. Filmin yorumlarını inceledim, birçok insanı rahatsız etmiş. Ben büyük oğluma ileride böyle mallıklara alet olmamasını anlatmak için özellikle izlettim. 

13. Requiem For a Dream Hayatı doğru yaşamak çoğu zaman doğruları yapmak olarak anlatılır. Esasında sırf yanlış yapmayarak da çok harika bir hayat yaşamak mümkün. İnanmıyorsanız etrafınızdaki yanlış seçimler yapmış ve hayatlarını mahvetmiş insanların hayatlarını ah keşke cümlesi ile eleştiren bilge kadınları dinleyin, çok da haksız olmadıklarını kabul edeceksiniz. 

“Requiem for a dream” sadece hayat dersi vermekle kalmıyor aynı zamanda çok sağlam bir şekilde toplumu esir eden medyayı ve medyaya esir olan toplumu da eleştiriyor. Filmi izlemem üzerinden oldukça zaman geçmesine karşın,  içerdiği bazı sahneler aklıma geldikçe “Allah’ım sen çoluğumuzu çocuğumuzu uyuşturucu denilen bu beladan uzak tut” diye kendi kendime otomatik dualar savurduğuma göre, bu film gerçekten amacına hizmet etmiş ve mesajını cuk diye bırakın bilinç altını amiglada’ya yerleştirmiş demektir.

Kullanım şekli ve dozajı: Ben evdeki ergen yavrumla her türlü filmi otururuz izlerim diyen ebebeyni bile uyarmadan edemeyeceğim. Evet bu film kesinlikle ergenlere uyuşturucunun sonundaki bütün pisliği göstermek için kullanılması gereken mükemmel bir örnek. Ancak içerdiği ultra sert sahneler bir çok insanın henüz hayalinden bile geçirmediği sertlik içeriyor, naçizane tavsiyem önce siz izleyin, sonra kontrollü bir şekilde yavrunuza izletin. Arka planda çalan Kronos Quartet’i dinlemek için bile değer.

14. the Pervert’s Guide for Ideology Ben bu film daha geç keşfetseydim inanın çok üzülürdüm. Slovaj Zizek, film boyunca felaket bir aksan, ve tam tersi mükemmel bir grammer ve dille, 20. yüzyıldan günümüze (2012’ye kadar) yaşanan toplumsal hastalıkların  sinema sanatı tarafından nasıl fişteklendiğini sakin ama bir o kadar da vurucu bir üslupla anlatıyor. Tekrar tekrar seyredilecek cinsden nadide bir eser bence.

Kullanım şekli ve dozajı: Bu filmi, eşiniz ya da sevgilinizle para pul işleri ile ilgili şöyle sağlam bir kavga ettikten sonra, tek başınıza izleyin. Filmde geçen bazı sözleri kendinize şiar edinmek için, yine filmde adı geçen bazı filmleri de sonradan izlemek için not etmek isteyeceksiniz. Yanınıza kağıt kalem alın. Hem filmin sonunda yanınıza aldığınız kağıt kaleme ya istifa ya da boşanma mektubu yazmak için ihtiyacınız olacak, ya da sisteme uyup siz de toplumdaki koyunların etinden, sütünden ve yününden nasıl bir söylemle yararlanabileceğinizin planlarını yapacaksınız.
Hepinize iyi seyirler !!!

p.s. Bu yazı ilginizi çektiyse, aşağıdaki yazılar da ilginizi çekebilir.

En İyi Gerçek Hayat Hikayesi Filmleri
En İyi Direniş Filmleri
En İyi Ters Köşe Filmler



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: