En İyi 10 Klasik Müzik Performansı ve Portakallı Tekerlemelerin Toplum Üzerindeki Konstipasyon Etkisi

Elimizde bir kamera ve mikrofonla sokaktan geçen insanlara rastgele “ne tip müzik dinlediklerini sorsak ?” muhtemelen alacağımız cevaplar,  oradan buradan buldukları mp3’lerini kaydettikleri klasörlerin isimleri olduğu için kolaylıkla akıllarına gelecek olan Türkçe, Rock, Pop, Jazz, Türkü, Türk Sanat Müziği,  Metal, R&B, Techno, Latin, kategorilerinden birkaçında yoğunlaşır. 

Dünyadaki müzik türkleri ile ilgili üşenmedim ufak bir araştırma yaptım, bilinenin çok ötesinde yaklaşık 1190 müzik çeşidinin var olduğunu, biraz hayret biraz da daha önce varlıklarından haberdar olmamanın verdiği  utanç duygusu ile öğrendim. Dinlemenin farklı bir deneyim olacağına sadece isimlerine ve yanlarındaki ufak açıklamalara bakarak emin olduğum müzik çeşitlerinden bazılarını aşağıda sizinle de paylaşıyorum,

Parranda, Joropo, Nerdcore, Dementia, New Orleans Jazz, Mbapanqa, Outlaw country, Sambass, Wangga, Mushroom Jazz, Minimal Trance, …

Bu müzik türlerinin neye benzediğini deneyimlemek istiyorsanız, Every Noise at Once isimli harika sayfaya bir göz atmanızı tavsiye ederim.

İnsanların müziğe karşı olan beğenilerinin tamamen  öznel bir seçim olduğunu kabul etmekle beraber, herkesin müzik beğenisi kendisinin bileceği bir iştir demekle beraber, konu müzikte ustalık ve dehaya gelince tüm müzik kategorileri arasından “klasik batı müziğinin” en gelişmiş ve hayran olunacak zenginlik ve derinlikte olduğunun savunucularındanım. Kimileri tarafından demode ya da batı hayranlığı olarak olarak nitelendirileceğini peşinen bildiğim bu tarafgirliğim, beni derinden etkileyen eserler ve performansların ruhumda bıraktığı izlerden ve bu eserleri besteleyenlere ve icra edenlere duyduğum derin hayranlıktan oluşuyor. 

Sizlerle bu hayranlığımın nedenlerini örneklerle anlatmak için mutlaka izlenmesi gereken en iyi klasik müzik eserlerini ve performanslarının kısa bir listesini paylaşıyorum.

Bir. La Campanella – Evgeny Kissin


Piyanonun dahi çocuğu Evgeny Kissin’in Royal Albert Hall’da  Listz’in La Campanella’sını müthiş icrasının yakın plan çekimi. Eserin sonlarına doğru insanın eline bir mendil alıp, Evgeny’nin çenesinden damlamaya başlayan terleri silesi geliyor. Şu ana kadar Kissin’i keşfetmemiş olan klasik müzik severlere, “vay ben bunca zamandır nasıl keşfetmemişim ” diyerek dizlerini dövdürecek kadar nadide bir parça.





İki. Bernstein Beethoven 9

Bu güne kadar rastladığım, tartışmasız en iyi Iphone uygulaması, Deutche Grammafon ve Touch Press’in ortaklaşa geliştirdikleri bu linkten de ulaşabileceğiniz Beethoven 9  isimli application. Uygulamanın bir yığın harika özelliği olmakla beraber içlerinden en babası, 9. senfonin 4 farklı efsanevi Maestro’nun (Sırasıyla Friscay, Karajan, Bernstein, Gardner) batonu altında nasıl farklı çalındığını, eserin herhangi bir anında tek dokunuşla geçiş yaparak benzersiz bir şekilde deneyimleyebilmeniz. Çalan orkestra, sonuçta dünyanın en prestijli klasik müzik orkestralarından biri olan Berlin Filarmoni, çalınan eser de baktığınızda  aynı eser, gel gelelim hiç yorumda Bernstein’ın yönetiminde aldığınız hazzı alamıyorsunuz. 




Üç.Mitsuka Uchida – Mozart’ın  Fa minor Piyano Konçertosu K.466

Uchida’yı ilk izlediğimde ağzım şaşkınlıktan bir karış açık kalmış, bir yandan keçilerini otlatırken hacetini görmek için girdiği mağarada hazine bulmuş köylü gibi sevinirken, diğer yandan bulduğum gömüyü çevreme anlatacak dirayette kelime bulamamış, sonrasında uydurduğum kavramlar arasında en sevdiklerim arasına girecek olan “maestral solist” tanımlamasını aşağıdaki video’nun linkini twitter’dan paylaşırken uyduruvermiştim. İzleyin bakalım, maestral solist demekte haklı mıyım değil miyim, siz karar verin.



Dört. Jascha Heifetz Tschaikowsky Violin Konçertosu

Tschaikovsky’nin birinci violin konçertosu demek sanırım biraz klasik müzikten anlıyorum diyen bir insan için yapılması gereken en son hatalardan biridir. Zira büyük usta hayatında zaten bir tek keman konçertosu yazmış, dolayısı ile hiç bir zaman ikinci keman konçertosu olmamış, bu nadide eserini de ızdırabını hayatı boyunca çekeceği bipolar depresyonunun dibine vurduğu bir dönemde, dönemin en büyük keman virtüözü kabul edilen Leopold Auer’e hediye etmek istemiş, ancak bu kibar bir o kadar da tartışmalı davranışı her açıdan (evet her açıdan) hayranı olduğu hemcinsi Leopold’la arasını fena halde açmıştır. Bir takım gel gitler sonrasında, ilk bakışta “keman denilen aletten bu eserin yazıldığı  şekilde sesleri çıkartmak imkansız” diyerek bir köşeye fırlatılan müthiş konçerto bir takım tadilatlara uğramış ve nihayet insanlık tarihinin sanat hazineleri arasındaki hak ettiği yeri almıştır. 1800’lü yılların sonunda bunlar olurken, 1900’lerin hemen başında doğup ve ölümden sonra 20. yüzyılın en büyük keman ustası olarak anılacak, Jascha ismindeki genç bir yetenek, henüz ne  Leopold Auer’in tornasından geçmiş ne de  hayatının büyük bir kısmını geçireceği yeni dünya Amerika’ya geçip birazdan aşağıda izleyeceğiniz performansı sergilememiştir. 

Jascha Heifetz’ı Tschaikowsky’nin Keman Konçertosu’nun 1. hareketini tekrar tekrar izlemek isteyenler için, 1940’larda çekilmiş bir filmden bir parça ile geliyor. Olduğuna emin meraklıları için bu kaydın LP versiyonun e-bay’de bulunabileceğini de belirteyim.



Beş.  Bach, Toccata and Füg

Müzik tarihin en büyük dehaların biri şüphesiz Jochann Sebastian Bach’dır. Arkadaş geyiklerinde Bach’ın büyüleyici müziğinin gizli bir matematiksel formülü olduğuna dair ayakları tam yere oturmayan ama ortamdaki kimse tarafından da doğru düzgün sorgulanamayacağı için herkesin inanmış göründüğü şehir efsaneleri sallanıp durulur. Bu iddia her ne kadar bilimsel bir şekilde baştan sona ispatlanmamış olsa dahi, Bach’ın bir çok eserlerinde gizli bir armoni ve ahenk olduğu kesinlikle tartışılmazdır. 

Aşağıdaki parça daha çok icracılarının etkileyici performansı ile değil, eserin ortaya koyulma şekli ile listemizde bulunuyor sevgili okur. 

“Bach’ın müziğine bahın hele” diyor ve sizi bu güzel eserle baş başa bırakıyorum.




Bu arada benim en çok sevdiğim bölüm 3dk.16.sn’deki inişler ve çıkışlardır. Ne zaman izlesem keşke hayattaki inişler ve çıkışlar da böyle neşeli olsa derim içinden.

Altı. Pekinel Kardeşlerin Tüyler Ürperten Loutoswlaski Perfomansı

Bu performansla ilgili birşeyler yazmak istiyorum da ne yazarsam yazayım, kullanacağım ifadelerin yetersiz ve sığ kalacağını biliyorum. Sadece şunları söyleyeceğim. Bir yerlerde okumuştum, iki piyanist senkron bir şekilde piyano çalarlarken beyin dalgaları da tamamen senkron hale gelirmiş. Gühel ve Sühel Pekinel, eminim kendilerince çok haklı bir sebepten, bu eseri çalarken birbirlerinin yüzlerini görmüyorlar bile. Daha doğrusu birbirlerini gözleri ile görmeden, gönülleri ile ruhları ile kulakları ile görüyorlar. Eserin büyüsüne kapılıp yüzleri izlemeyi unutmayın.


Yedi. Yo-Yo Ma ve Boby Mc Ferrin – Vivaldi 2 Mandolin için Andante Konçertosu

Siz ömrünüz boyunca nelerle meşgul oldunuz bilmiyorum ama  hayatını çelloya adamış 1955 doğumlu Yo-Yo Ma, kariyerinde 70’e yakın albüm yapıp, 15 tane Grammy ödülü kazandı ve aynı zamanda Domenico Montagnana isimli 17. yüzyılda yaşamış italyan ustanın 2.5 milyon dolarlık çellosuna sahip olmayı başardı. 

Bu arada uzunca yıllar önce hayatımıza “Dont Worry Be Happy” isimli,  tüm sesleri kendi vucudundan çıkarması ile tüm Türkiye’de, koltuk altından osuruk sesi çıkarma eylemini tekrar bir numaralı eğlence haline gelmesine neden olan Bobby Mc Ferrin, çok az insanda olan ve bir çoğumuzun aşağıdaki eseri dinleyene kadar ciddiyetinin farkında olmadığımız müzikal dehasını Yo-Yo Ma ile müthiş eserler ortaya koyarak taçlandırıyor.

Vivaldi’nin 2 Mandolin için bestelediği Andante Konçertosu’nu rahmetli sevgili babamın ömrünün son dönemlerinde çok duygu yüklü olduğum bir anımdada  Yo-Yo Ma ve Mc Ferrin’in akıl almaz yorumu ile dinlemiştim. “Konçerto”  kelimesi bildiğiniz gibi italyanca “Karşı” anlamında kullanılan, bir enstürmanın orkestraya’ya karşı çaldığı müzikal formatlara verilen isim. Bu eserdeki tek enstürmanın Yo-Yo Ma’nın Montagnana’sı olduğunu, diğer bütün seslerin Mc Ferrin’in vücudundan çıktığını belirtmekte fayda var.




Sekiz. El Sistema ve Ortaya Koyduğu Herşey

El Sistema, Venezuella’da sokakta ümitsiz bir gelecekle baş başa olan çocukların, müziğin iyiliği ve güzelliği ile nasıl birer hazine olarak topluma kazandırılabileceğini gösteren, bir iyilik projesi. Ben fazla konuşmayayım, buradan izleyin.





ve Dokuz ve On ve Son. Lang Lang’ın Portakalla Piyano Çalması

Yaşadığımız dönemin tartışmasız en büyük piyanistlerinden biri Lang Lang. Eserlerini çalarkenki yüz ifadesinden bastığı notalarla beraber biz fanilerin göremediği bir boyutta yolculuğa çıktığına karar verdim ben. İnanmazsanız önce, Berlin Filarmoni’ye ankor olduğu Chopin Etude Op.10 No.3 Sol Majör’ü dinlerken, yüzünü izleyin.




Ben, yetiştirildiğim Antalya’da daha küçücük bir veletken, portakalla yapılabilecekler konusunda şu şekilde koşullandırıldım. Portakalı soydum, baş ucuma koydum, ben bir yalan uydurdum. Duma duma dum.” 

Peki Lang Lang dünya klasmanının en tepesine çıkartılan bir deha olmadan önce çocukken portakalla yapılabilecekler hakkında nasıl koşullanmış olabilir sizce ? Önce aşağıdaki video’yu izleyelim.




…ve sonra hep beraber, çocukluğumuzdan beri bize öğretildiği gibi, tekrarlayalım Duma duma dum…


Bonus İçerik 1:

Traktörün üzerinde tarlaya arpa tohumu serperken bu harika kontratenörü dinlemeyi akıl ederek beni benden alançok sevgili bir dostum Bilgehan’a selam çakarak, sanki uzaylılar dünyamızı terk ederlerken gemiye yetişememiş ve aramızda başka bir boyuttan gelen sesi ile şarkı söyleyerek para kazanan, Phillipe Jarousky



Bonus İçerik 2:

Aslında tamamen farklı bir yazıya malzeme olabilecek nitelikte olmakla beraber aynı zamanda kadınların erkeklerden ne kadar üstün olduklarını tartışmasız bir şekilde tekrar ispat eden müthiş keyifli ve etkileyici Competitive Foursome’ı izlemediyseniz çok şey kaçırmışsınızdır demektir.






Bu yazı ilginizi çektiyse, bir de şu yazıya bakın derim:
Tuttist Olmak Ya Da Olmamak Bütün Mesele Burada

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: